26 Şubat 2015 Perşembe

yiğenim beni benim oğlan teyzesini yazlıkda

Selam Kaymak Gibi Sikilen Am okurları. Adım Kezban. Berlinde yaşayan, 42 yaşında, evli, 2 çocuk annesi, sex düşkünü bir kadınım. 16 yaşında Selim adında bir oğlum, 24 yaşında evli bir kızım, birde çok anlayışlı bir kocam var. Ablam da Berlinde yaşıyor. O da evli ve onun da 16 yaşında, Osman adında bir oğlu var. Bu anlatacağım olay son yaz oldu, yani çok taze.



Berlinde okullar yaz tatiline girince, ben, oğlum Selim, ablam ve oğlu Osman, dördümüz Türkiyeye izine gittik. Kocam ve eniştem gelemedi, onların ortak bir inşaat firması var, “İşler çok yoğun, siz gidin tatilinizi yapın, biz de kışın gideriz.” dediler. Biz de önce İstanbula, oradan da Silivri yakınındaki yazlığımıza gittik. Yazlıkta ilk günler yağmurlu geçti, evden dışarı çıkamadık, ama sonra hava açınca, doğru denize. Nerdeyse tüm gün denizde yüzüyor, eğleniyorduk. Kaldığımız yer bayağı muhafazakar olduğu için, öyle barlar falan yoktur, sadece sahil kenarında gazinolar var, yani biraz sıkıcı. 

İzinimizin üçüncü günü idi, yine denizde yüzüyor şakalaşıyorduk. Bir ara ablamın oğlu Osman göğsüme elledi. Ben kaza ile olmuştur diye önemsemedim. Fakat sesimi çıkarmadım diye cesaret almış olacak ki, yine elledi ve biraz da sıkıp bıraktı. Ne yapayım diye düşünürken, arkamdan suya dalıp, bacaklarıma tutunuyormuş gibi yaparak, amıma elledi. Çok şaşırmıştım, çünkü ondan böyle birşeyi hiç beklemiyordum. Daha yaşı 16, o ne biliyor ki diye düşünüp sudan çıktım. Ablamın yanına, kumların üzerine oturup güneşlenmeye başladım. Bir ara ablama, “Abla senin oğlun benim amcığıma elledi!” dedim. Ablam yüzüme baktı ve bir kahkaha patlattı, “Senin oğlan da benim amıma elledi! Bana bak, sakın bunlar bize sulanmasın?” dedi. Ben de, “Herhalde nereye kadar gideceklerini test ediyorlar. Daha bunlar çocuk yahu, ne anlarlar kadından?” dedim. Ablam da, “Sikmekten demek istedin galiba?” dedi. “Ya abla, ne sikmesi? Bunların sikleri daha nekadar ki!” dedim. Ablam atıldı, “16 yaşındalar, tahminimce 18-20 cm. vardır herhalde?” dedi. “Ne bileyim valla Abla, Selimin sikini en son gördüğümde daha 9 yaşında idi, ondan sonra görmedim!” diye cevap verdim. 

Ablam, “Hadi kız, varmısın, madem bunlar bu işi başlattı, benim oğlum seni, senim oğlun da beni siksin! Hem erkeksiz kalmayız, hemde onlara kadınlar konusunda merak ettikleri her şeyi öğretiriz!” dedi. “Abla sen ciddimisin?” dedim. Ablam, “Valla çok ciddiyim! Tam azdıkları bir çağdalar, ya değilse gidip Orospulara dadanacaklar, hastalık falan kapacaklar. Yada sapıtıp, birbirlerini sikecekler!” dedi. Biraz düşündüm de, ablam söylediklerinde okadar da haksız değildi. “Tamam abla, ben varım!” dedim. Ablamla oturup biraz daha bu konuyu konuştuk, nasıl yapacağımızı falan planladık. Sonra yazlığa gitmek için kalktık. Giderken oğullarımıza, “Biz eve gidiyoruz, sizde fazla kalmayın gelin, öğlen güneşinde dışarıda kalmayın!” diye seslendik. 

Eve varınca duş alıp, üzerimize uzun birer tişört giydik, altımıza külot giymedik. Yaklaşık yarım saat sonra Selim ile Osman geldiler. Bunlara, “Hertarafınız kum olmuş, evi batırmayın, hemen duşa girin!” dedik. Ev Dublex olduğundan iki ayrı duş var, birine Selim birine Osman girdi. Biz de salona oturduk, onları bekliyor, nasıl söze girelim diye düşünüyorduk. Önce Osman geldi, dik karşıma, annesinin yanına oturdu, gözleri bacak arama dikilmişti. Ama bir şey göremiyordu, öyle hemen göstermek istemiyordum. Sonra oğlum Selim gelip yanıma oturdu. O da tam karşımızda oturan ablamın bacaklarına bakıyordu. Söze ablam başladı, oğluma, “Ya Selim, sen denizde benim amcığıma bilerek mi elledin, yoksa kaza ile mi?” dedi. Selim doğrudan, “Madem öyle açık sordun Teyze, evet bilerek elledim!” dedi. Ablam, “Peki, niye yaptın?” diye sorunca, Selim, “Senin oğlun da anneme bilerek elledi!” dedi. Ablam busefer kendi oğluna sordu, “Peki sen niye elledin Teyzene çocuğum!” dedi. 

Oğlu da, “Anne, bu nalet yerde öyle kız tavlayıp, bir şeyler yapma şansımız olmadığından yaptık herhalde! Ama fikir Selimden çıktı, karşılıklı birbirmizin annesine elleyelim mi diye.” dedi. Ablam o meşhur kahkahasını yine patlattı ve oğluma, “Bak sen Orospunun çocuğuna! Lan sen nezaman büyüdün, erkek oldun da sikin kalkar hale geldi ha?” dedi. Oğlum bozuldu, “Teyze yaa, anneme Orospu deme, bak sonra...” diye çıkıştı. Ablam, “Eee, sonra? Ne yaparsın sonra?” dedi. “Ne yapacağımı biliyorum da, burda söyleyemem!” dedi. Ablam oturduğu yerden kalktı, yanımıza geldi, oğlumu kolundan tutup kaldırdı, “Gel bakiim sen benle yukarıya!” dedi, ve önüne kattı, merdivenlerde oğlumun götünü avuçlaya avuçlaya yukardaki yatak odasına doğru gittiler. 

Ablamla oğlum gözden kaybolunca, Osman sapşallaşmış bir şekilde suratıma bakıp, “Nereye gittiler, ne yapacaklar?” diye salak salak sormaya başladı. “Nereye gittiklerini sanıyorsun? Tabiki yatakodasına gittiler, sikişecekler!” dedim. Bu sefer Osman bozulmuştu, “Ozaman biz de sikişecekmiyiz Teyze?” diye yalvarırcasına sordu. Ben cevap olarak, gülümseyerek bacaklarımı araladım. Osmanın amcığıma bakışını görmeliydiniz! Siki anında kalkmış, şortunda direk gibi dikilmişti. “Gel buraya azgın şey!” dediğimde hemen kalktı geldi ve ne yapacağını bilmez bir şekilde önümde dikildi. Şortunu tek hareketle aşağı sıyırarak çıkardım. Siki rahat 20 cm vardı ve sikinin başı göbeğine değiyordu! Önce taşaklarını avuçlayıp okşayarak sikini sıvazladım biraz. Sonra usulca sikini yalamaya başladım. Sikini ağzıma alıp emmeye başladığımda, Osman heyecandan nefesini tutmuş, zevkten ölecekti nerdeyse. Daha 2 dakika olmamıştı ki, saçlarımdan asılarak, sikini ta gırtlağıma kadar sokup, sarsıla sarsıla, inleye inleye boşaldı ağzıma! O kadar çok döl fışkırıyordu ki, hepsini yutamadım, birazı ağzımdan taştı! 

Osmanın sikini ve döllerini yalayarak temizledim. Sonra bunu önüme çöktürüp, amımın dudaklarını ayırdım, “Göster bakalım marifetini! Amcığımı yala!” dedim. Osman yumuldu amcığıma, ellerini götümün altına koyarak amımı biraz yükseltti, nasıl yalıyor ama! Amımı yaladığı 15-20 dakikalık sürede, ben iki sefer orgazm olmuş boşalmıştım. Tişörtümü çıkardım, göğüslerimi verdim ağzına. Sırayla birini emiyor bırakıyor, ötekini alıyordu ağzına. Bir süre de göğüslerimi yalayıp emdikten sonra, elimi sikine attım. Siki yeniden sertleşmiş, yine göbeğine yapışmıştı. Osmanı üzerime doğru çekerek sikinin başını ağzıma alıp ıslattım ve sikini, ellerimle birleştirdiğim göğüslerimin arasına yerleştirdim. Osman sikiyle göğüslerimin arasında biraz gidip gelmeye başladı. 4-5 dakika göğüslerimi siktikten sonra, tekrar sikini ağzıma alıp emdim biraz. Saatlerce emebilirdim, çok tatlı siki vardı. Fakat kısa kestim, çünkü biliyordum ki, Osman amımı sikmek için sabırsızlanıyordu. 

Koltuklar rahatsız olduğundan kalktık ve alt kattaki yatak odasına geçtik. Ben daha yatağa sırtüstü uzanır uzanmaz, Osman bacak aramda yerini alarak üstüme uzandı. Zaten sırılsıklam sulanmış amcığıma bir seferde soktu sikini ve deli gibi gidip gelmeye başladı. Ben, “Yavaş!” dedikçe, dinlemedi 2 dakikada boşaldı, yığıldı kaldı üstüme! “Napıyım Teyze, çok heyecanlıyım, evde giydiğin külotların hepsini ezberledim, nezamandır o külotların içindekini sikmeyi hayal ediyordum!” dedi. Gülerek, “Vay fırlama vaayy!” dedim, bunu üstümden indirip sırtüstü yatırdım. Sikine bulaşmış olan dölleri yaladıktan sonra, taşaklarını ağzıma aldım emmeye başladım. Sonra götünün deliğini yalayıp dilimi sokunca, Osmanın siki yeniden sertleşmeye başladı. Biraz da sikini yalayıp, ata biner gibi üstüne bindim. Ve inip çıkmaya başladım. Bu sefer tempoyu ben ayarlıyordum. Ve Osmanı boşaltmadan, o pozisyonda beni 15-20 dakika sikmesini sağladım. 

Sonra üstünden inip pozisyon değiştirdim, yatağa domaldım, Osmanı da arkama çektim. Sikini tutup arkadan amıma soktum, “Bu sefer acele etme hayatım, yavaş yavaş sik!” dedim. Osman amıma yavaş yavaş gidip gelmeye, tadını çıkara çıkara sikmeye başladı. Ben, bu siktiği 15 dakikada birkez daha orgazm oldum. Osman neden sonra götümün deliğini fark etti ve büzüğümle oynamaya başladı. “Ordan da istiyormusun hayatım?” diye sorunca, yutkunarak sadece “Hı, hı!” dedi. Elimi arkaya attım ve sikini amımdan çıkararak, götümün deliğine yerleştirdim, “Hadi sok hayatım! Ama, yavaş ol!” dedim. Osman götümün yanaklarını elleriyle ayırıp, yüklenmeye başladı. Ben de kıçımı iyice arkaya vererek, belimi çukurlaştırıp, başımı yastığa gömdüm. Kocamla da götten sikiştiğimiz için, götüm sikilmeye alışkındır ve götten de çok zevk alırım. Osmanın sikini de zorlanmadan köküne kadar götüme aldım. Osman yavaş yavaş götümü sikmeye başladı. 10 dakika kadar yavaş tempoda siktikten sonra, “Şimdi hızlan hayatım!” dedim. Götüm kıvama gelmişti iyice. Osman hızlanmaya başladı. 

Götümü hızlı sikiyordu, ama benim götümden zevk alabilmem için çok daha hızlı ve çok sert sikilmem lazımdı. “Daha hızlı sik! Daha sert sik götümü!” diyordum, ama Osman yeterince sert pompalayamıyordu. Osmana gaz vermek için, “Şu anda yukarıda Selim senin o Orospu anneni nebiçim sikiyordur! İnletiyordur valla! Annenin amını götünü paramparça ediyordur, dağıtıyordur! Hadi sen de benim götümü dağıt! Annenin intikamını al hayatım!” deyince, nasıl dolduruşa geldi ama! “Sus amına koduğumun Orospusu, annemi karıştırma!” diyerek, nasıl pompalamaya başladı götüme! Resmen çıldırmış, kudurmuş gibi sikiyordu götümü. Siki, son hızla dikiş makinesi gibi götüme girip çıkarken, “Şlap! Şlap! Pat! Pat!” sesleri eminim taa yukarıdan duyulmuştur. Hatta bir ara yatak kırılacak diye düşündüm. Saçımı asılarak, götümü öyle bir hırsla sikti ki, götümden de amımdan da orgazm oldum! Çok geçmeden, Osman da döllerini götüme fışkırttı ve üzerime yığıldı. Üzerimizi giyinip salona geçtik, oturduk. 20 dakika sonra da, ablamla oğlum perişan bir halde indiler aşağıya... 

Yaz tatili boyunca bunu hep tekrarladık. Ben ablamın oğluyla, ablam da benim oğlumla, hergün sikiştik. Odalarda, duşta, balkonda, ne zaman nerde canımız çektiyse durmadan sikiştik. Şimdi Almanyadayız, evimize geldik, ama sikişlerimiz devam ediyor. Kocalarımız işe gitti mi, ben oğlumu ablama gönderiyorum, ablam da oğlunu bana... 

Herkese bol sikişli günler!

Lise ikinci sınıfa gidiyordum

Lise ikinci sınıfa gidiyordum. Önümdeki sıraya Tülay isminde tesettürlü giyinen bir kız oturuyordu. Başı türbanlı olan kız öğrenciler okulun kapısına gelince başörtülerini çıkarıp başlarını açarken, Tülay sınıfa kadar başörtülü geliyor, öğretmen gelene kadar başını açmıyordu. Fakat sınıfa girince eşarbındaki iğneleri çıkarırıp öğretmenin gelmesini bekler, öğretmen sınıfa girince eşarbını saçından çekip başını açardı. Sınıftaki erkeklerle fazla konuşmazdı. Benimle arası iyiydi. Hemen hemen her derdini bana söylerdi. Hafta sonları dersaneye giderdi. Orada devamlı başörtülüydu.Cuma günü akşamı okuldan ayrılırden bana "yarın ne yapıyorsun" diye sordu. Bende "bilmeeem belki çay parti eğlencesine giderim " dedim. Bana " istersen bende geleyim " dedi. Bende "tamam saat 12:00 seni dersaneden alırım" dedim. 



Cumartesi günü saat 12:00 de Tülayı dersaneden alıp çay partisine götürdüm. İçeri girdik. İçeride iki- üç türbanlı kız vardı. Parti başlamıştı. Herkes dansa kalktı. Bende Tülay arkadaşımı dansa kaldırdım. Ben elimi onun kalçasına Tülay da benim kalçama tutup dans ediyorduk. Bir ara türbanlı kızlardan biri diğer erkekle öpüşürken gördüm ve Tülaya bak türbanlı kızlarda öpüşür dercesine işaret ettim. Tülay beni biraz daha karanlık yere götürüp dudakta öpmeye başladı. Ben bir anda şaşırdım. O kadar kapalı tesettürlü bir kızın beni öpeceği hiç aklımdan geçmezdi. Ben hemen karşılık verip türbanlı arkadaşımın kalçalarını ellemeye başladım. Tülay bu arada pantolonumun fermarını çözüp sikime tutuyordu. o anda "bu zamanda çok kapalı kızlardan birde yere bakan yürek yakan" sözü aklıma geldi. Tülayla arka masaya geçip epeyce öpüştük. Sonra Tülayla çay partisinden ayrılıp boş bir inşaata çıktık. Sanki o kapalı tesettürlü kız gitmiş yerine türbanlı orospu gelmişti. Ben erkek olmama rağmen türbanlı kızdan çekiniyordum. Tülay ise sanki kırk yıllık kocasıymışım gibi taşaklarımı eline alıp yalıyordu. Sonra Tülayın eteğini çıkardım. Küçük beyaz kilot giyiyordu. Kilotunu da çıkardım. Sınıfa öğretmen gelmeden başını açmayan kapalı kız, hemen eşarbını çözüp başını açtı. Elbisesinin ön düğmelerini çözdü. Memelerini ağzıma verdi. Bende güzelce yaladım. Sonra amını parmaklayıp epeyce yaladım. Başı türbanla örtülü tesettürlü kız bir anda açılıp saçılmış playboy kızları gibi seks olmuştu.Amı memeleri yani her yeri görünüyordu. Tesettürlü kızı başörtülü sikecektim. Önce başını eşarpla örttüm. Sikimi amına tam sokacaktım ki " hayır önden olmaz fakat götümü sikebilirsin " dedi. Bende Türbanlı kaltağın arkasına geçtim. Başındaki eşarbına tutarak götünü siktim.Aslında eşarbına boşalacaktım.Fakat yanında başka eşarp olmadığından boşalmadım. Sonra ikimiz üzerimizi giydik. Tülay " bana harika bir gün yaşattın. Bundan böyle arar sıra buraya gelip sevişeceğiz" dedi. Bende " tabi ne zaman istersen o zaman geliriz, fakat gelirken yanına kullanmadığın başka bir eşarp alırsın. Sevişirken onu başına örtüp öyle sevişeceğiz. Boşalmam gerektiğinde başındaki eşarba boşalacağım" dedim. Bana "eşarba boşalmak nereden akılna geldi " deyince ben" internetteki tesettürlü kapalı bayanların seks hikayelerini okumuştum. Orada erkekler türbanlı bayanların hep türban veya eşarplarına başaldığını okudum. Bende kendi kendime eğer türban takan tesettürlü bir bayanla sevişirsem onun eşarbına başalacağım " diye hayalim vardı.Sonra inşaattan ayrılıp Tülay evine bende kendi evime gittim. O gece sabaha kadar Tülayla yaptığım sikişi hayal ettim.

23 Şubat 2015 Pazartesi

Kankamın ayakları ve götü

Merhaba arkadaslar bu benim ilk ayak fetiş ve sex hikayem. İsmim Arda, 17yaşında lise öğrencisiyim. 3-4 senedir ayaklara bi ilgim olduğunu farkettim. Ayak şeklini sevmezsem ve bakimli degilse hic ilgimi cekmez. Kölelik falan değil, sex sırasında sadece ayağı yalamak ve ayakları sikmeyi hayal ederdim hep. Bu hikaye aslında aynı zamanda benim ilk milli oluşumdur. Okulların kapanmasına 2hafta vardı. Dersler boştu ve yazın neler yapacağımızı planlıyorduk. Çok yakın arkadaşım olan Irmak beni gerçekten deli ediyordu. Ayaklarını doğum gunümde görmuştum ve tamda arzuladigim ayaklardi. Neyse yazin neler yapacagimizi planlarken çadır kamp yapma fikri geldi birinden. Herkes begendi ve kararimizi verdik. Herneyse okullar kapandi ve yaz tatili baslayali 2gun olmustu. Haber bekliyordum ve ırmak bana telefondan mesaj atarak gel hadi alışveriş yapıp kampı kurucaz dedi. 3kız vardı ve tek erkek bendim. Bi erkek daha vardi memleketine gitmis. Gittik sucuktur sosistir marşmelovdur kamp icin gerekli şeyleri aldik ve sonra baktim bunlar vodka aliyorlar. 1tane 100luk vodka aldilar. Hava karardi kampi kurduk ve ateşi yaktik. Irmağın ayağında parmak arası terlik vardi. Vodkayı banada ikram ettiler ama ilç kullandigim icin icmedim. Muhabbet ediyorduk ve benim gozum hep ırmağın ayaklarındaydı. Çok güzellerdi. Özellikle gülerken parmakları falan oynuyordu. Irmak zaten minyon bi kızdı ufacıkta ayakları vardı. Bunlar sarhoş oluyordu her hallerinden belliydi kafalarinin gittigi. Çok kotu olduklarini ve uyuyacaklarini soylediler. Çadır oldukça da genişti. Çadıra girip yattılar. Bende ateş başında hala ırmağı siktiğimin ve ayaklarini yaladigimin hayallerine dalmıştım. Sikim kalkmaya başladi ve çadırın arka tarafina gectim ve ufak havalandirma deliginden iceriye baktim. Hepsi uyuyordu. Delikten bakarak masturbasyon yaptim. Ve tam bosalirken birde baktim ki ırmağın yanı boştu. Yanına yatsam ne diyecekti ki hem sarhoştu zaten. Yanina yattim mışıl mışıl uyuyordu. Çok güzeldi. Yoğun bi vodka kokusu vardi her tarafta. Uykum gelmedi ciktim bi sigara ictim. Cadira gri girdim ve aklima ters yatmak geldi. Ayaklarinin oldugu tarafa kafam gelecek şekilde uzandim. Ayaklarıyla aramda 1 karış vardı. İzliyordum onlari. Sonra bir cesaret geldi ayaklarina yaklasip koklamaya basladim. Koklamayi sevmezdim fakat o anki arzuyla kokusunu içime çekiyordum. Dudaklarimi ayaklarinin altina surttum. Hala ferketmedi bir kipirti yoktu. Öpmeye başladım ayaklarının altını. Çok yumuşaklardı. Yüzümü ayaklarinin altina yapıştırdım . sonra daha cok azdim ve cesaret geldi. Yalamaya başladim. Parmaklarini emiyordum. Sikim kazık gibi olmuştu. Bir elimle 31 çekerken ayaklarini opuyordum. Tam boşaliren yalamayi biraktim sikime dogru bakayim dedim ve irmakla gozgoze geldim. Suratinda bi gulumseme vardi. Şok olmuştum napacam lan ben derken ırmak ayaklarini suratimda gezdirmeye basladi. Kendimi cok degisik hissettim. Sonra ırmak ayaklarini cekti. O anda benimle bidaha konusmayacak kesin diye ayklimdan birsuru sey gecti ve irmak ayaga kalkti. Ona baktim ve gel gel dedi fisildayarak. Cadirdan ciktik ve biraz uzaklastik. Elimden tutuyordu beni çekiyordu resmen. Sonra bir agacin arkasina gectik beni ittirdi hafifce ve agaca yaslandim. Egilerek kaprimin fermuarini acti. Dugmesini acamadi kafasi guzl diye herhalde. Hemen dugmeyide actim bi guldu gozlerime bakarak. Sonra ellemeye basladi sikime. İlk defa sikim başka birinin tenine temas ediyordu. Boşalacak gibi oldum nerdeyse. Agzini actiginda cok zevke geldim daha sikimi agzima almadan tuttum cenesinden ve kaldirdim ayaga. Birguzel opusmeye basladim. O da cok guzel opusuyordu. Bir yandanda eliyle sikimi okşuyordu. Sonra omuzlarindan bastirarak diz cokturdum. Ac agzini dedim acti ve yaklastirdim sikimi agzina. Yala dedim yavasca agzina al. Agzina aldiginda dunyalar benim oldu. Diliyle sikimi gıdıklıyordu agzinin icinde. Yetermi dedi. Yeter yeter dedim bunu yere yuzustu yatirdim. Kucucuk gotu vardi. Ayirdim ve amini gotunu yalamaya basladim. İnlemeye basladi yavastan. Evet iste o an gelmisti yillardr hayalini kurdugum an... Sikim biraz inmişti ayaklarini tutup birlestirdim ve ortasina sokmaya bassladim. Gulmeye basladi bir an. Daha cok zevke geldim ama dogrusu icimde biraz utanc vardi ama kimin umrunda. Sikim kalkmisti tamamen. Hala guluyordu ve gotunu birdaha yalayip yavasca sokmaya calistim. İlk denememdi bukadar zor oldugunu bilmiyordum. Parmak attim. Bi sessizlik oldu ve gulmeye basladi tekrar. Ben sesimi bile cikarmiyordum. Sikimi elimle destekleyerek birden götüne soktum. Gülmesi kesilmişti. Tüm vucudu bir an kasıldı. İcimden de noldu amk azonce guluyordun dedim :) zaten sporcuyum yorulmak bilmeden git gel yaptim aah aah bagirmaya basladi. İcimde bir korku vardi diger kizlar uyanacak diye ama sikmeye devam ediyordum. Amina girdim ve 2dakika sonra arkadan İrem in sesi geldi. Oha dedi. Irmak, irem gel irem dedi. İrem kosarak geldi ve irmak dediki sende denemelisin hadi falan. İrem ilk bas mirin kirin etti ama sonra irmak kimseye soylemeyiz hadi dedi. İremle irmak onumde diz coktu ve irem eline aldi sikimi. Çok acemiydi yahu porno izlemedigi bile belliydi. Agzina al dedi irmak. Acti agzini irem ben biraz ittirdim ve yalamaya basladi. İrmaktan bin kat daha iyi yaliyordu. İremin götü tahmin ettigimden daha muthisti. Hayatimda gordugum en guzrl göttü. Yattim yere irem ustume cikti. Sikerken irmak ta yuzume oturdu. Dur dur dedim fazla yuk verme irmak dedim. Tamam dedi. Yalamaya basladim. İrmak donra ayaklarini yalatmaya basladi. İrem işini cok iyi yapiyordu ben hicbisey yapmadn kendisi zipliyordu. Zaman gectikce dahada iyilesiyordu. Bosalacak gibi oldum ve ırmagin ayaklarini tuttum. Sikimle oyna ayaklarinla dedim. Fazla beceremedi. Irmagin ayaklarini sikmeye basladim kendim. Sonra iremde ayagini uzatti. Yalamaya basladim. Ve bosaldim. Ertesi gun hicbiseyden haberi olmayan cadirda o gece uyuyan diger kiz olan Gülce uyandi ve basim cok agriyor dedi. Irmak bizimde bizimde dedi ve 3umuz gulduk. Hadi toplanin gidiyoruz dedi ve toparlandik. Irmaklarin evin oralara geldik. Irmak gorusuruz hayatım dedi ve beni dudagimdan optu. Cok sasirdim. Cikiyozmu lan falan dedim aklimdan . o sirada gülce bi hassiktiir dedi. Sonra hep beraber gulduk ve evlerimize dagildik. O gunden sonra irmagi sikmeye devam ettim belirli zamanlarda. Okulda bile siktigim oldu. 6-7senelik kankam sevgilim oldu. Şuanda çıkıyoruz ve birbirimizi çok seviyoruz.

Üvey Abilerimle Sikişerek Seksle Tanıştım

Annem ve babam boşandıklarında, ben daha 2 yaşındaymışım. Ben annemin yanında kaldım. Babam inşaat mühendisidir ve daha boşanmalarının üstünden 1 ay geçmeden yurtdışına çalışmaya gitmiş. Ogün bugündür de sürekli yurtdışında çalışır. Nadiren Türkiye'ye geldiğinde kısa sürelerle görüşürdük. Hayatımda o kadar az yer alıyordu ki, özleyecek kadar bile tanımıyordum onu. Yine de her ay düzenli olarak arkadaşlarımın aldığının 3-4 katı kadar para göndermeyi ve özel günlerde hediye için ekstra para göndermeyi asla ihmal etmiyordu. Sanırım onun sevgisini gösterme şekli de bu şekildeydi.

Annemle aramız hep çok iyi olmuştur. Annemin bana olan sevgisi ve yaklaşımı sayesinde, boşanmış ailelerin çocuklarının yaşadığı sorunları hiçbir zaman yaşamadım. Annem, çok başarılı ve aranan bir plastik cerrahtır. Anneme öyle hayrandım ki, okul hayatım başlar başlamaz, onun gibi bir doktor olabilmek için kendimi derslere gömmüştüm resmen. Zaten hiçbir zaman çok güzel bir çocuk olmamıştım. Daha 8 yaşındayken dişlerime o iğrenç teller takılmıştı. Saçlarım ise arkadaşlarımınki gibi düz yada sadece hafif dalgalı değil, tam anlamıyla kıvır kıvırdı. Saç rengim siyaha yakın olsada, tenim peynir gibiydi ve en ufak bir şeyde o kadar kızarıyordum ki, kimseden bir şey saklamama imkan yoktu. Tek güzel denebilecek yanım, babamdan aldığım koyu mavi gözlerimdi. Ne yazık ki kitaplara olan aşırı düşkünlüğüm sayesinde, daha 13 yaşımda şişedibi gibi gözlükler takmaya başlamıştım bile. Görünüşümdeki bu içler acısı durum ve annem gibi başarılı bir bilim kadını olma isteğim ile daha o yaşımda, yaşıtım kızlarla aramda uçurum kadar farklar oluşmaya başlamıştı. Onlar ilk sevgililerini edinmiş, yavaş yavaş cinselliklerini keşfetmeye başlamışken, ben deli gibi lise giriş sınavlarına çalışıyordum. Sonuç olarak, çok iyi bir fen lisesini birincilikle kazanmıştım.

Bu arada annem çalıştığı hastaneye yeni tayin olan başhekimle birlikte olmaya başlamış ve o yaz evlenme kararı almışlardı. Kerim amca 45 yaşında, yani annemden 4 yaş büyüktü. O da daha önce bir kez evlenmiş ve o evliliğinden üniversitede okuyan ikiz oğulları vardı. Annemin evliliği ve benim yeni okuluma başlamamla, yavaş yavaş hayatımın seyri de değişmeye başlamıştı. Okuduğum okulun kuralları gereği yatılı okumak zorundaydım. Başlarda her haftasonu anemi görmek için eve gidiyordum, ama dersler ağırlaşmaya başladıkça, git gide daha az gider olmuştum.

Yaz tatilinde, annemle her sene yaptığımız gibi Kuşadası'ndaki evimize tatile gitmiştik. Kerim amca da önce kendi oğullarıyla Marmaris'te tatil yapmış, sonra da bir haftalığına bize katılmıştı. Tatil dönüşü dişçi kontrolümde sonunda o tellerden kurtulacağımı öğrenmek bana müthiş bir hediye olmuştu. Böylece lisedeki ikinci yılıma tellerim olmadan başlamıştım. Bu arada ben her ne kadar o zamanlar hiç farkında olmasam da, ergenlik bana yaramış, resmen çirkin ördek yavrusundan kuğuya dönüşmeye başlamıştım. Artık tellerin olmadığı inci gibi bembeyaz dişlerim vardı. Bütün arkadaşlarımın aksine bir tane bile ergenlik sivilcem yoktu. Küçükken peynire benzettiğim soluk tenim, şimdi belirginleşmeye başlayan göğüslerim ve yavaş yavaş güzelliği ortaya çıkan popomla birleşince, gözlere bayram yaptıracak bir görüntü ortaya çıkartır olmuştu. Saçlarımın kıvır kıvır hali ise, uzayıp sırtıma doğru döküldükçe parıl parıl parlayarak, her yerde gözleri üzerime toplar olmuştu. Artık okul dışında ve ders çalışmadığım zamanlarda da gözlüklerimi takmıyor, onun yerine lenslerimi kullanıyordum. Sonuç olarak, 16 yaşımı doldurduğum yaz, bana bakan erkeklerin yanında güvende olamayacak kadar sexy bir çıtıra dönüştüğümden habersizdim.

Ertesi yaz da yine annemle birlikte yazlığa gitmiştik. Tatilimiz çok güzel geçiyor, anne kız birlikte çok eğleniyorduk. Bir gün öğleden sonra, annem yan komşumuz Selime teyzelere geçmiş, ben de arka bahçemizde, havuzun kenarında, şemsiyenin altında uyukluyordum. Site çok iyi korunduğu ve güvenlik şifresini bilmeyen kimsenin eve giremeyeceğini bildiğimden, bikinimin üstünü çıkarmıştım. Sadece küçücük turkuaz renkli bikini altımla, sere serpe yatmış, MP3-Çalarımdan müzik dinliyordum. Bir an garip bir hisle gözlerimi açmamla, yerimden sıçramam bir oldu. Karşımda iki tane adam, gözlerini dikmiş, yiyecek gibi bana bakıyorlardı. Şokun etkisi birkaç saniye sürmüş, öylece karşımda duran bu iki devasa adama bakakalmıştım. Neden sonra, yarı çıplak olduğumu hatırlayarak, yanımdaki Pareomu alıp, üzerime geçirdim. Pareo yere kadar uzanan bir yelek şeklindeydi ve ne yazık ki beyaz şeffaf kumaş vücudumu gizlemekten ziyade, çok daha da sexy görünmesini sağlıyordu. Ancak ben bunu anlayabilecek kadar cinsel konularda aydınlanmış değildim henüz.

Adamlardan, kaşında Piercing olanı, öne bir adım atıp, "Görmeyeli küçük kız kardeşimize neler olmuş böyle!" diyerek beni kucakladı. Kollarının arasında resmen ilkokul çocuğu gibi kalmıştım. Sert vücudu ve karnıma değen çok daha sert bir çıkıntı beni sersemletmiş, daha bir cevap veremeden, adamlardan diğeri, daha efendi görünümlü olan, onun yerini almış, beni kendi sertliğine bastırarak kucaklamıştı bile. Sanki özellikle önlerindeki sertliği hissetmemi ister gibiydiler. Üvey abilerimi (Evet, Ulaş ve Burak üvey abilerimdi ve annemle babaları evlendiğinden beri en fazla 3 veya 4 kez görmüştüm onları.) karşımda görmeyi beklemediğim gibi, böyle sıcak bir merhabalaşmayı hiç beklemiyordum.

İkisi de oldukça yakışıklı, boylu poslu ve oldukça yapılı erkeklerdi. Kerim amcanın anlattıklarından aklımda kaldığı kadarıyla, asla sevgili sıkıntısı çekmediklerini biliyordum. Ulaş fotoğrafçılık okumuş ve şimdi de ünlü bir moda dergisinde çalışmaya başlamıştı. Burak ise mimarlık okumuş ve bir arkadaşıyla birlikte kendi ofislerini açmışlardı. Bizimle hiçbir zaman Kuşadası'na gelmedikleri için, burada olmalarına çok şaşırmıştım. "Sizin burada ne işiniz var?" diye sordum. Burak yüzünde hiç inandırıcı olmayan sahte bir üzüntü ifadesiyle, "Yoksa minik kardeşimiz bizi gördüğüne sevinmedi mi?" diyerek takıldı bana. Yüzündeki ifade o kadar komik duruyordu ki, kendimi tutamayıp güldüm ve "Neden sevinmeyim, sevindim tabi! Ama şaşırdım, siz hiç gelmezdiniz de bizimle tatile, o yüzden!" diye geveledim.

Ulaş, "Babamın ısrarlarına çok daha önce boyun eğmeliydik!" diye mırıldandı. Ben ne demek istediğini sormak için dönüyordum ki, Burak, "Abiye hoş geldin öpücüğü yok mu?" diyerek beni kucakladı ve dudaklarımdan öpmeye başladı. Şaşkınlıktan hiçbir tepki verememiş, öylece kalakalmıştım. Ben beynimi toplamaya çalışırken, birden bir kucaktan diğer kucağa geçmiş, bu sefer Ulaş tarafından öpülüyordum. Onların ellerinde oyuncak bebekten farksızdım adeta. O kadar ufacık kalıyordum ki yanlarında, şaşkınlığımı atıp çırpınmaya başladığımda hissettiklerini bile sanmıyordum. İçerden annemin ve Kerim amcanın sesleri gelmeye başladığında, Ulaş halen dudaklarımdan öpüyor, Burak da sertliğini arkama yaslamış, saçlarımı yana alarak resmen ensemi emiyordu. Ben bir yandan çırpınıyor, bir yandan da bacaklarımın arasında oluşan sıcaklığın sebebini anlamaya çalışıyordum ki, bir anda kendimi havuzun içinde buldum.

Ağzımdan burnumdan sular çıkartarak kafamı sudan çıkardığımda, havuzun kenarında durmuşlar, kahkahalarla bana gülüyorlardı. Sinirden elim ayağım titriyordu. O anda sinirden tüm vücudumun kıpkırmızı kesildiğini adım gibi biliyordum. Tam ağzıma geleni saymaya başlayacakken, annemin ve Kerim amcanın hemen arkalarında olduğunu gördüm. Dilimin ucuna kadar gelen küfürleri yutarak, Kerim amcaya, "Hoş geldin!" dedim ve sinirle havuzdan çıkıp, havlu arama zahmetine girmeden koşa koşa kendimi odama attım. Ilık bir duş alınca biraz kendime gelmiştim. Duştan çıktığımda annem geldi odama. Bir yandan saçlarımı tararken, bir yandan da Kerim amcanın da kendisinin de büyük bir aile olarak birlikte daha fazla vakit geçirmek istediklerini, iki tane abimin olmasının onu ne kadar mutlu edeceğini, hiçbir zaman tek çocuk olmamı istemediğini, ama şartların öyle gerektirdiğini anlattı. Kerim amca da Ulaş ve Burak ile aynı konuşmayı yapmış ve onlar da bir kız kardeşleri olması fikrinden hoşlandıklarını, birlikte vakit geçirmekten memnun olacaklarını söylemişler. Sonuç olarak, annemi üzmek istemediğim için ve bu yaşananların muhtemelen aptalca bir eşşek şakasından ibaret olduğuna inanmak istememden dolayı, bu olayı büyütmemeye karar verdim ve anneme hiçbir şey anlatmadım.

Akşam hep birlikte şık bir restorana yemek yemeğe gittik. Üzerime beyaz üzerinde sarı puantiyeleri olan straplez elbisemi giymiş, ayağıma da beyaz düz sandaletlerimi giymiştim. Elbisenin etekleri dizimden bir karış falan yukarıda bitiyor, rüzgar estikçe uçuş uçuş dalgalanıyordu. Bu elbiseyi Kerim amca doğumgünü hediyesi olarak Yunanistan'dan getirmişti. O yüzden o akşam özellikle onu giymek istemiştim. Ama Ulaş'la Burak'ın yüzlerindeki ifadeyi görünce, geri dönüp kot pantolonumu giymek için büyük bir istek duymuştum. Yemek çok keyifli geçiyordu, Ulaş da, Burak da, bir sürü komik hikaye anlatarak hepimizi eğlendiriyor ve benim tedirginliğim de iyice kayboluyordu.

Bir ara birinin, "Müge!" diye seslendiğini duyup kafamı çevirdiğimde, eskiden yanımızdaki villada oturan arkadaşım Gökhan'ı gördüm. Sevinerek kalkıp yanına gittim. Boyunun uzaması ve hafif hafif çıkmaya başlayan sakallarını saymazsak, hiç değişmemişti. Eski günlerin özlemiyle sıkı sıkı sarıldık, ayak üstü biraz sohbet ettik. Ailesiyle birlikte yemek yediklerini, burdan çıkınca ortak bir arkadaşımızın çalıştığı kafeye gideceğini söyleyerek, beraber gitmek isteyip istemediğimi sordu. Ben de, "Olabilir, ama bir annemlere sorayım, başka planları var mı? Mesaj atarım sana!" diyerek telefonunu aldım. Masaya döndüğümde, az önceki eğlenceli havadan eser yoktu. Burak da, Ulaş da çıt çıkarmadan oturuyor, sinirle yemeklerini tırtıklıyorlardı. Annem ve Kerim amca ise hiçbir şeyin farkında değil, işle ilgili bir konuda konuşarak yemeklerini yiyorlardı. Ben anneme, eğer burdan sonra bir planları yoksa, arkadaşımla birlikte gidip gidemeyeceğimi sordum. Annem, Gökhan ile çok iyi anlaştığımızı ve uzun zamandır birbirimizi görmediğimizi bildiğinden kabul etti. Ben de Gökhan'a mesaj atarak, yemeğini bitirdiğinde çıkabileceğimizi söyledim.

O gece çok eğlendik, tüm eski arkadaşlar bir araya gelmiştik. Eve geldiğimde saat neredeyse 03:00'e geliyordu. Tatil bölgesi olduğu için bu saat hiç de anormal değildi aslında, ama annemler o akşam erken yatmışlardı. Evde tüm ışıklar kapalı olduğundan, ben de ses çıkarmamaya çalışarak odama çıktım. Odam annemin odasına çok uzaktı, çünkü yüksek sesle müzik dinlemeyi çok severdim ve o da kitap okurken, yada çalışırken rahatsız edilmek istemezdi. Sonuç olarak benim odamda top patlatsam da gürültüden rahatsız olup uyanmaları söz konusu değildi. Keyifle odama girip ışığı açmıştım ki, gülümsemem yüzümde donup kaldı. Üvey abilerim yatağıma uzanmış, beni bekliyorlardı. Üstelik üzerlerinde havuzda giydikleri şortlardan başka bir şey yoktu.

"Benim odamda ne arıyorsunuz?" diye çıkıştım, ama tek kelime etmediler, öylece bana bakıyorlardı. Ben tekrar, "Odamda ne işiniz var? Kendi odanıza gitsenize!" diye çıkıştım. Sabahki olay aklıma gelmiş, tekrar sinirlenmeye başlamıştım. Ulaş, "Buraya gel küçük kardeş, konuşup anlaşmamız gereken bazı konular var!" diyerek bileğimden tutup beni yatağa, yanlarına çekti. Ben, "Ne yapıyorsun, bırak beni!" diyerek debelenirken, Burak birden dudaklarıma yapışarak, neredeyse üstüme çıktı. Artık kımıldayamıyordum, üstelik ağzım da Burak'ın ağzı tarafından istila edilmişti. Nefes bile alamıyordum. Nefes almaya fırsat bulduğum kısacık bir an ağzımı açıp tam çığlık atacakken, dilini ağzımın içine sokmuş ve deli gibi öpmeye başlamıştı yeniden. Ben tekrar bacaklarımın arasında aynı sızıyı hissetmeye başlamış, ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Islandığımı hissediyor ve bu yüzden utanıyordum. Halen takatsizce kurtulmaya çalışsam da, artık içten içe bitsin istemiyordum.

Burak dudaklarımı bırakarak, kulak mememi emmeye başlamıştı. Onun boşalttığı ağzımı ise anında Ulaş doldurmuş, dilimi yakalamış emiyordu. Artık debelenmeyi bırakmıştım. Görüşüm bulanıklaşmaya başlamış, aldığım hazla bilinçsizce inlemeye başlamıştım. Burak elbisemin yandaki fermuarını açarak aşağı doğru sıyırmıştı elbisemi. Göğüslerim henüz sütyen takmamı zorunlu kılacak kadar büyümediğinden, elbisenin sıyrılmasıyla limon büyüklüğündeki göğüslerim ortaya çıkmıştı. Burak hiç duraksamadan kendine en yakın olan göğsümü ağzına almış, aç bir çocuk gibi emmeye başlamıştı. Göğsümün tamamını ağzına alıyor ve deli gibi emiyordu. Hemen sonra Ulaş da dudaklarımı bırakıp, "Sabahtan beri bu anı bekliyorum!" diyerek diğer göğsüme ağzını dayadı. Ben zevkten çıldıracak hale gelmiş, sessiz sessiz inliyordum. Artık küçücük külotum sırılsıklam olmuştu. Amımın üstünde bir el hissettiğimde, ıslaklıktan utanarak bacaklarımı sıkı sıkı kapatıp, tekrar debelenmeye başlamıştım ki, Burak, "Küçüğüm, bırak seni mutlu edelim!" diye mırıldandı. Aynı anda bir el daha bacaklarımın arasına girerken, Ulaş da, "Ne olur karşı koyma artık, aklımızı kaçırmamızı mı istiyorsun?" diye mırıldandı. Dudakları boynumda ve kulak mememde geziniyordu.

O an benim için haz alma ihtiyacı öyle hayatiydi ki, daha fazla direnemedim. Bacaklarım iki yana ayrıldığı anda, bir el küçük külotumun içine girip amımı avuçlamıştı. Aynı anda elin sahibi olduğunu anladığım Ulaş inleyerek dudaklarıma yapışmıştı tekrar. Bense artık direnmek şöyle dursun, belimi kaldırarak amımı eline doğru bastırmaya çalışıyordum. Sonra ikisi de üstümden kalkıp, beni de ayağa kaldırdılar. Yüzüm aldığım hazla kızarmış, hafif terlemiştim. Elbisem belime kadar sıyrılmış, öpülmekten ve emilmekten kızarmış küçük memelerim dim dik duruyordum karşılarında. İkisi de yatağın kenarında oturmuş, aç gözlerle bana bakıyor, elleri memelerimde, belimde ve göbeğimde geziniyordu. Sonra elbiseyi yavaşça aşağıya çekerek, üzerimde sadece küçük külotumu bıraktılar. Bir süre bacaklarımı okşayıp, beni o şekilde seyrettiler, sonra yavaşça arkamı döndürdüler ve küçük ama diri götümü okşamaya başladılar külotumun üstünden. Ne yaptıklarını görmeye çalışıyordum. Külotum biraz götümün arasına sıkışmış, götümün yanakları yarı yarıya açıktaydı. Bir anda iki yanımda da iki ağzı hissetmemle zevkten neredeyse bayılacaktım. İkisi de usulca acıtmadan ısırmıştı götümün iki yanağını. Tenim iyice pembeleşmiş, her yanım cayır cayır yanıyordu. Neye ihtiyaç duyduğumu bilmesem de, o ihtiyaçla kıvranıyordum.

Sonra beni tekrar çevirip, külotumu yavaş yavaş sıyırdılar. Henüz tam olarak tüylenmemiş olsam da, o yaz başında annemle birlikte ağda yaptırmaya başlamıştım ve bebek gibi pürüzsüzdüm. Külodum çıkıp da, pürüzsüz pes pembe ve artık ıslaklıktan parlamakta olan amımı görmeleri ile, ikisi de inleyerek ellerini önlerine bastırdılar. Sanki birşeye engel olmaya çalışır gibi bir halleri vardı. Daha sonra öğrenecektim ki, o görüntüyle neredeyse heyecandan boşalacaklarmış. Benim dikkatli dikkatli ellerinin altındaki şeylere baktığımı anladıklarında, ayağa kalkıp bir çırpıda şortlarından kurtuldular. Kocaman, damarlı ve başları neredeyse morarmış yaraklarını ellerine aldıklarında, biran için öyle korkutmuşlardı ki beni, neredeyse dönüp kaçacaktım. Ama ikisi de usulca yanıma yaklaşıp, sıvazladıkları yaraklarına dokunmam için birer elimi alıp kavramamı sağladıklarında korkum biraz azalmıştı. Öyle sıcak ve sertlerdi ki, onlarda da hiç tüy yoktu.

Ben yaraklarını acemice tutup, usul usul sıkarken, her ikisi de acı çeker gibi inlemiş, hemen ardından da yaraklarının başından bir iki damla sıvı akmıştı. Canlarını yaktığımı güşünüp hemen bırakıvermiştim, ama tekrar ellerimi alıp üzerlerine bastırdılar. Ulaş, "Şu halimize bak prenses, yaraklarımız dokunuşun için ağlıyorlar, onları böyle mi bırakacaksın?" dedi. Burak da bir yandan kendini elime bastırırken, bir yandan da acı çeker gibi, "Bizi öldür ama bu halde bırakma kardeşim, senin için yanıyoruz!" dedi. Sözleri dokunuşları kadar etkiliyor, bacaklarımın arasından ılık ılık akan ıslaklığımı hissediyordum. Bu durum artık beni utandırmıyordu, ama amımdaki bu yangını nasıl söndüreceğimi bilemiyordum. Tereddütle yaraklarından ellerimi çekip, elimi amıma götürerek bastırdım ve utanarak, "Akıyor, durduramıyorum, hem de sızlıyor!" dedim. İhtiyaçtan ağlamaya başlamıştım ve gözlerimden akan yaşları görmesinler diye başımı yere eğmiştim. Ben daha cümlemi tamamlar tamamlamaz, ikisinden inlemeyle kükreme arası bir ses çıkmış ve beni yakalayıp yatağa sere serpe yatırmışlardı bile.

Bir yandan tüm vücudumu yalayıp öperlerken, bir yandan da zar zor anlayabildiğim şekilde bir şeyler mırıldanıyorlardı. "Bu nasıl bir güzellik! Bu nasıl bir masumiyet! Kokusu sarhoş ediyor!" diyorlardı. Sesler, eller ve ağızlar birbirine karışmış, kimin ne yaptığını algılayamaz olmuştum. Bacaklarım iki yana ayrılıp, sırıl sıklam amımı biri yalamaya ve emmeye başladığında gözümün önü kararmıştı. Resmen dünyayla bağlantım kesilmiş, kasılmaya ve titremeye başlamıştım. Ama haz içimde büyüdükçe büyümüş ve tüm sinir uçlarıma yayılmıştı. Sanki nefes almayı bırakmış, sadece titriyor ve bu inanılmaz olağan üstü zevki hissetmeye odaklanmıştım. İlk algıladığım şey, iki yanımda iki kulak mememi sanki dünyanın en güzel şekerini emer gibi emen iki ağız olmuştu. Ara ara kulağıma fısıldanan kelimeleri ise duyuyor, ama anlamlarını kavrayamıyordum. Beynim tamamen işlevden çıkmıştı sanki. Sonra birden ikisi de yok olmuş ve sarsılmaya başlamıştım.

"Nefes al aşkım! Bebeğim nefes al, geçti!" dediklerini anlamamla birlikte derin bir nefes almam da bir olmuştu. Ciğerlerim içime çektiğim hava değil de, sanki sıvı ateşmişçesine yanıyordu ve gözlerimden halen yaşlar süzülüyordu. Ama az önce yaşadığım haz öylesine sersemleticiydi ki, acı umurumda bile değildi o anda. Endişeyle yüzüme bakan iki çift göze dikkatle bakarak, "Az önce yıldızlara çıktım!" dedim. Ne dediğimin farkında bile değildim o anda. Daha önce buna benzer bir şeyi hiç yaşamamıştım. Cinsel konularda öyle tecrübesizdim ki, mastürbasyon bile yapmamıştım ve ilk deneyimimi böylesine mükemmel iki adamla birden yaşamak küçük bedenime fazla gelmişti. Benim bu sözümü duyduktan sonra, önce her ikisi de gözlerinin içi parlayarak gülümsemiş, hemen ardından inleyerek yaraklarını iki yanımdan kalçalarıma bastırıp, yüzlerini boynuma gömmüşlerdi.

Tüm acemiliğime rağmen, benim az önce ihtiyaç halinde hissettiğim acıyı onların da hissettiğini anlamış ve benim mutlu olduğum gibi onlar da mutlu olsunlar istemiştim. Evet, bilim kadını olmak isteyen biri olarak, insan bedenini bildiğimi sanıyordum, ama onlara nasıl zevk vereceğim konusunda en ufak bir fikrim yoktu aslında. Erkekler söz konusu olduğunda, her zaman son derece cahil olmuştum. Şimdiyse en ihtiyacım olduğu anda ne yapacağımı bilemiyordum. Sonunda içgüdülerime güvenerek, onların bana yaptığını, ben de onlara yapmaya karar verdim. Yerimden doğrulmaya kalkınca önce itiraz ettiler, her ikisi tekrar birer mememi ağızlarına alarak, tekrar bana zevk vermeye başlamışlardı. Ama sıra bendeydi bu sefer. Onların itirazlarına kulak asmayarak doğrulup, dizlerimin üzerine oturdum. İkisi iki yanımda hafif yan dönmüş şekilde yatıyorlardı. Yaraklarının başları artık morarmaya başlamıştı. Ellerimi öne uzatıp her ikisini de kavradım ve onların yaptığını gördüğüm şekilde sıvazlamaya başladım. Önce şaşırmışlardı, sonra ne yaptığımı anlayınca birbirlerine biraz daha yaklaşarak sırtüstü yatmışlardı. İki elimle ikisini de sıvazlamaya çalışıyordum, ama öyle irilerdi ki, her iki elimin de parmakları kavuşmuyordu.

Sonra onların bana yaptığı ve benim beynimi ızgaraya çeviren hareketi hatırlayıp gülümsedim. Öne eğilip, yavaşça önce birinin, sonra diğerinin yarağının başını öptüm. Bu hareketim istediğim sonucu vermiş, her ikisi de inleyerek yaraklarının diplerini tutup sıkmaya başlamışlardı. Neden kendilerini engellediklerini anlayamıyordum. Resmen benim yaşadığım o muhteşem patlamayı yaşamamak için sıkıyorlardı kendilerini. Ben kaşlarımı çatıp onlara bakınca, beni tutup tekrar sırtüstü yatağa yatırdılar ve bu sefer dizlerinin üzerine çıkan onlar olmuştu. Başımın iki yanında dizlerini olabildiğince iki yana açarak, yaraklarını dudağıma ve yüzüme sürmeye başladılar. Aynı anda, "Yala!" diye emrettiler bana. Neye uğradığımı şaşırmıştım, ama dediklerini yapmak için dilimi dışarı uzattım. Bir biri, bir diğeri yarağını ağzıma sürtüyor, dudaklarımı zorlayarak ağzımı açmamı sağlıyorlardı. Sonunda istediklerini yapıp ağzımı açtığımda, iri yaraklardan biri ağzıma girip çıkmaya başladı. Ucundan bir iki damla sıvı akıyor, ağzıma girip çıktıkça dilimin üstüne sürülüyordu. Tadını alınca, bacaklarımın arasındaki sızının tekrar dayanılmayacak noktaya geldiğini hissetmeye başladım. Hevesle daha fazlasını tadabilmek için, yarak ağzıma girdikçe dilimle etrafını yalamaya başladım.

Bu arada bacaklarım tekrar iki yana açılmış, biri tekrar amımı yalayıp yutmaya başlamıştı. Öylesine ıslanmıştım ki, vıcık vıcık sesleri duyabiliyordum, ama umurumda değildi o an. Sonra amımın dudakları arasında gezinen dil yavaşça deliğimin içini yoklamaya başladı. Hem korkuyordum, hem de ihtiyaçla kıvranıyordum. Kaçınılmaz acının geleceğini biliyordum, bu konuda okulda bir eğitim almıştık, ama orda anlatılan şeylerin burada aldığım zevkle uzaktan yakından alakası yoktu. Sonunda acıyla baş etmeye karar verdim, bu hazzı istiyordum, hatta daha fazlasını istiyordum. İlk defa bu kadar yaşadığımı hissediyordum. Amımdaki dudaklar uzaklaşıp, yerine daha sert bir şey sürtünmeye başladığı zaman, o anın geldiğini anlamıştım. Aynı anda ağzımdaki yarak da çıkmış, Burak tepemde, gözlerime bakarak, "Başta azıcık acıyacak prenses, ama söz, sonra yıldızların da ötesine çıkacağız seninle" dedi. Hiçbir şey söyleyemedim, sadece 'Tamam!' anlamında başımı salladım. Gözümden tekrar bir damla yaş süzüldü. Burak eğilip dudaklarıyla gözyaşımı yakaladı ve ağzını ağzıma kapadı. Delirmiş gibi öpüyor, dilimi ağzının içine çekip emiyordu. Zevk içinde aynı şiddetle karşılık verip, onu öpmeye başlamıştım. Öpüyor, dilini, dudaklarını emiyordum. Bu sırada Ulaş'ın yarağını amımın girişine sürtüp içime girmeye hazırlandığını hissediyor, bu bekleyiş beni daha da azdırıyordu.

Sonunda dudaklarımı bir saniye için dudaklarından ayırdığımda, Ulaş'a bakıp resmen yalvardım, "Ne olur sok artık!" diye. Benim ağzımdan çıkan cümleyle birlikte son kontrolünü de kaybeden Ulaş, yarağının başını amımdan içeri soktu. Olağanüstü hazla sırtım bükülüp inlerken, bir anda içimde birşeyler parçalanırcasına keskin bir acı hissettim. İnlemem dudaklarımın arasında kalmış, acıyla nefesim kesilmişti. Ulaş o anda durmuş ve içim tamamen onunla doluyken kıpırdamadan beklemeye başlamıştı. Burak da, "Şimdi bitecek aşkım, hepsi buydu, kasma kendini, nefes al, öp beni!" diyerek tekrar dudaklarıma yapışmıştı. Gerçekten de bir süre sonra acı yerini zevke bırakmaya başlamıştı. Şimdi hareket etme ihtiyacı hissediyor, içimdeki yarağı daha fazla hissedebilmek için çırpınıyordum. Kendimi Ulaş'a doğru ittiğimde, Ulaş mesajı almış ve o da yavaş yavaş hareket etmeye başlamıştı. İçimde tekrar aynı müthiş patlamanın yaşanacağını hissedebiliyordum. Gözlerim kararmaya başladığında inleyerek kendimi ona daha fazla yaklaştırmaya çalışıyordum.

Burak ise tekrar iri yarağını ağzıma dayamıştı, morarmış başından sızan sıvı dudaklarıma sürülüyordu. Öyle azmıştım ki, ne yaptığımın bile bilincinde değildim. Açlıktan ölmüş gibi Burak'ın yarağına saldırmış ve deli gibi emmeye başlamıştım. Bir yandan da iki elimle birden gövdesini sarıyor, kendime daha fazla yaklaştırmaya çalışıyordum. Elim taşaklarına değdiğinde, avuçlayıp hafif hafif sıkarak yoğurmaya başlamıştım. Tamamen içgüdüsel hareket ediyordum. Amıma girip çıkan Ulaş'ın iri yarağını karnımda hissederken, aynı anda da Burak'ın yarağını kana kana emiyordum. Burak kasılarak kendini geri çektiğinde, yarağının birazı ağzımdan çıktı. Ben de isyanla taşaklarına asılıp onu tekrar kendime çektim. Biberonuna yapışmış ve bırakmak istemeyen bebek gibiydim. Bu tadtan ayrılmak istemiyordum. Onun tadını aldıkça amımda hissettiğim sızı daha da artıyordu. Ulaş amıma hızlı hızlı girip çıkarken, ben artık kasıla kasıla, titreye titreye orgazm oluyordum. Tanrım, nasıl bir zevkti bu? Zevkten ölünebilseydi, o anda ölebilirdim.

Çok geçmeden Ulaş yarağını taşaklarına kadar amıma gömüp, döllerini ılık ılık içime akıtırken, aynı anda Burak da ağzımda patlamış, döllerini boğazımdan mideme yollamıştı. Kasılmalarımla birlikte, amım resmen Ulaş'ın sikini sağmaya ve içinde kalan ne varsa somurmaya başlamıştı. Ağzımla da aynını Burak'ın yarağına yapıyordum. Orgazm sarsıntılarım bitip de sonunda yeryüzüne indiğimde, halen Ulaş'ın yarağı amımda, Burak'ınki de ağzımdaydı. Yavaşça beni incitmeden çıkarlarken, benden de son bir zevk iniltisi çıktı. İkisi de nefes nefese iki yanıma yatıp, sıkı sıkıya bana sarılmış, biri bir mememi, diğeri öbür mememi avuçlamış, yüzlerini boynuma gömmüşlerdi...

Rehavetten gözlerim kapanmıştı. O halde ne kadar yattık bilmiyorum. Amımdaki tatlı sızıyı hissedip gözlerimi açtım. Şimdi de Burak sokuyordu yarağını amıma. Aynı anda da Ulaş kulak mememi emmeye başlamıştı. Boynuma acısız bir ısırık attı ve "Öyle daracık bir amın var ki, aklımı kaçıracaktım!" diyerek dudaklarıma yumuldu. Burak da amımdaki yarağıyla beni çıldırtmaya devam ederken, "Hele o ağzın! Böyle bir şeyi hiç yaşamamıştım. İliğimi kuruttun küçüğüm! Böylesine isteyerek, zevk alarak yarağımı emen biriyle hiç karşılaşmamıştım. Ölüyorum sandım bebeğim, uçurdun bizi. Biz deneyimlerimizi kullanarak seni kendimize köle etmeyi planlarken, sen bizi mahvettin!" dedi. Ulaş ise, "Artık senden ayrı kalmamız mümkün değil. Seni hergün hergece sikmezsek ölürüz. Sen bizimsin, anladın mı?" dedi.

Sözlerinden başım dönüyordu. Burak amımı hızlı hızlı sikerken, ben tekrar kasılmaya va sessiz çığlıklar atmaya başladım. Kaçıncıya orgazm olduğumu bilmiyordum. Her biri birbirinden muazzam orgazmlar yaşamıştım ve şuanda Burak'ın hızla pompalayan yarağıyla resmen işer gibi boşalıyor, neye uğradığımı şaşırıyordum. Burak amıma boşalırken, Ulaş çığlığımı dudaklarıyla engelleyip, beni derin derin öpüyordu. Burak boşaldığı halde yarağını amıma halen yavaş yavaş sokup çıkartmaya devam ediyor, sanki bırakmaya dayanamıyordu. Gözlerim tekrar kapanmak üzereyken, birinin kulağıma ısrarla aynı iki cümleyi söylediğini duyuyordum, ama kim olduğunu ayırd edemiyordum. "Bizim olduğunu söyle! Canımızın istediği zaman seni istediğimiz gibi sikebileceğimizi söyle!" diyordu.

Yorgunluktan uykuya dalmadan hemen önce, "Sizinim, sikin beni!" diyebildim sadece.

Baldız Falan Yalan Kuzen Baldır Bal

Selam ensest hikaye düşkünleri ben ankaradan eren yaşım 24 fıtness ve boddy yapan biriyim hikayem kuzenım 16 yasındakı canan ile geçti canan daha ufak tefek malı malafatı yerınde tabiri caizse tam çakılacak bir kız ona ilgim 3 5 aydan beri var ne zaman yakınlaşmak istesem kendını kacırır fakat her sarkı dınleyımızde kafasını gogusume koyar elını omzuma atar falan git gide kendıne bağlıyordu benı fırsat buldukca canım kuzenım masaj yapsana dedıgım zaman offlayıp pufflayıp bir güzel ovuyor her yerımı .tamamen benı kendıne bağlamasıda masaj yaparken oldu kuzenlere oturmaya gitmiştık erkek kuzen kenan canan ve ayrı odada oturuyorduk kenan daha ufak oldugu ıcın anlamıyordu bu işlerden canan o gun siyah bos bol bir etek giymiş ve üzerine bordo daracık bir sweet giymıstı ve goguslerıne hayran kalmıstım bugun bu kızı etkıleyıp bagırta bagırta sikmem lazım diye geçirmiştim içimden aile ortamından sıkıldım ve ayrı oturalım muhabbet edelım dedim olur deyıp sevındıler bizde sıkılmıstık abi sağol dedı bende onemle degıl dedım ama gozumu goguserınden alamıyordum odasında kuzenlerle otururken omuzlarım agırlıktan gerıldı ovarmısın dedım tamam abim deyıp bazanın kenarına oturup bir guzel omuzlarımı ve boynumu ovuyur bıraz zaman gectıkten sonra tırnaklarıyla boynumdan şah damarlarımı gezıyordu ve ben tahrik oluyordum başımı arada geriye atıyordum boynum kasılıyor dıye onun o koca memelerıne deydırıyordum kafamı oda nıyetımı anlamıs olmalıkıben gerıye attıgım zaman kendını one dogru cekıyordu ve goguslerını bana sürtüyordu bundan zevk aldıgı bellıydı arada bir bacaklarını ayıce ayırıyor ve bana yaklasıyordu ufak kardeşine hadi kolanyayı getırde abımın alnınıda ovayım yoksa gezmez bu dedı kardeşi cıkar cıkmaz kafamı geriye yaslayıp dudaklarımdan opmeye basladı ve kardeşinın sesını duyunca hemen bıraktı dayanamadım abi ne olur kusura bakma dedı ve kıpkırmızı olmuştu bende sorun degıl canım kuzenım dedım ve güldüm sen devam et ama masaja dedım tamam dedı kardeşi kolonyagını getırmıstı abi kafanı geriye dogru yasla dedı bende kendımı one cekıp kafamı tamam amına denk gelecek şekılde yattım kucagına canan elıne az az kolanyagını dokup alnıma masaj yapıyordu ama kafamı amına bastıracam dıye alnım kıpkırmızı olmuştu biraz yavas yap canan mahvettim alnımı dedıgımde utandı ara bir kaçamak bakışlarla falan uzun olmayana 15 cm uzunlugundaki normalden biraz daha kalın olan 2 3 damarlı yarragıma bakıyordu kargo pantolon giydıgım ıcın cadır gıbı gozukuyordu nevar ne yoksa ne oldu daldın dedıgımde yok abi benımde basım agrıyor boynumda agrı var dedı istersen bende sana masaj yapayım dedım olur abide fazla sıkma nazik ol okşar gibi yap dedi olur canım dedım ve omuzlarını ovmaya başladım ama ne ovmak okşuyordum yavaş yavaş benımkı pantolonu zorluyordu iyice kendımı yaklaştırıp sırtına delik açmaya nıyetlenmıstım abi benım sana yaptıgım gibi alnıma yapsana dedı kendını geriye atınca kafası yarragıma denk geldı ama abi bu ne dedı bende dedımkı masaj aletı sen yat dedım kardeşi bazada uyumustu güldü alnımı boş ver boynuma yap dedı ve yüzü sikime dönük sekılde yattı ve boynunu ovuyordum yarragım yuzune gözüne agzına gırecektı neredeyse hiç beklemedıgım bir anda acı hissettim canan kafasını ısırıyordu canan dedim efendim dedi ne yapıyorsun dedım istedıgını yapıyorum dedı o zaman cıkarda yala dedım olur aşkımm dedı kapıyı kılıtledıgeldı kucagıma oturdu ve öpüşmeye basladık dillerimiz resmen birbirine vuruyordu nefesı arada kesılıyordu ve derin bir nefes alıyordu aşkım soyunmadan yapsak olur mu dedı olur aşkım benım bakıremısın amından siksem senı dedı daha degılım aşkım sen götümden sik oda daha ilk olacak oda bakıre dedı birden gözlerim parladı daracık bir göt vardı karsımda gögüslerını actı ve sok oldum hayalını kurdugum gogusler karsımdaydı kaç beden dedım 85 dedı ve yumuldum goguslerıne oyle cekıyordum sıkıştırıyordum kı aşkım canım yanıyor az sıkıştır dıyordu sonra aşkım sıra sende dedım nasıl aşkım hemen sikme aşkım dedı bende yok aşkım daha yalaya yalaya ağzına boşalttırmadan sikmem seni dedi tadı kötüyse boşalma dedı olur dedım pantolonun fermuarından slipin delıgınden sıkımı cıkardı ve aşkım bunun hepsı bana girmez sakın hepsını sokma dedı olur dedım altıma bır alsam tek seferde sokacaktım hepsını yavas yavas dilini deydiriyordu nerde ögrendın bunları dedıgımde bende kızım aşkım azdıgım zaman annemle babamı dikizlıyorum dedı gülüştük kafasını aldı yavaşyavaş kıvama giriyoru benım güzel ce yalıyordu tamam aşkım sen domalda ben ıkı delıgınını yalayım dıyınce sevındı ne oldu dedım babam annemın amını yalayınca annem şekılden sekıle giriyor nıye oyle yaptıgını ogrenecegım dedı bende domalda göstereyım dedım göt deliği nohut kadar birseydı ısım cok zordu ama amı süper birseydı amına sokmamak icin zor tutuyordum kendını ilk başta götune bır ıkı dil attım emmeye bir basladım suyu salmaya basladı ne oldu dedım aşkım bu ne boyle ucuyorum dedı amına geceyımde bırde o zaman gör dedım gec askım bugun ne yaptın yaptın dedı dedı amını yalamaya basladıgım zaman ayakları boşa cıktı ve ne oldu dedım çok kotuyum dedı boşalacakmısın aşkım dedım 1 2 darbeden sonra gıderım dedı bazaya kardesının ayak ucuna yatırdım bacakalrını araladım ve tertemız pürüssüz kasıklarından basladım ve am deliğine kadar yaladım bir an amının dudaklarını agzımda emıyorken kafamı oyle bır bastırdıkı boşalacagını anladım ve yalamın dozunu cok arttırdık ve titreye tıtreye gözleri kaya kaya boşaldı aşkım sen neymıssın boyle dedı ve benımkıne yumuldu tekrar hadı sende boşalda götümden sik benı dedı ve ayaga kaldım o hala yatar vazıyette ıken agzına getırdım ve yarragımı kokune kadar agzına sokup cıkarıyordum nasılsın dedım ıyı sayılır devam et dedı dölün tadına bakacakmısın yoksa kökğne kadar gırıp bosalayımmı dedım fark etmez dedı 2 3 dakıka kokune kadar sotuktan sonra geleıyorum dedım ve gıt gele o devam ettı ne var ne yok hepsını boşaldım abi durum 1-1 dedi bende abi deme dedim olur sikicim benım dedım güldüm hadı domalda gotunu yaracagım senın dedım korka korka onume domaldı ve ben tekrar emmeye basladım amını aşkım gotumden sıksene dedı olur dedım ve yüzük parmagının bası ıle hafıf hafıf götüne masaj yapmaya basladım hafıf genısleyınce yan parmka ve orta parmagını guzelce yatatıp gotune sokmaya calıstım kasıla kasıla girdi ve rahat rahat hareket edeblıyordum hazırmısın aşkım dedım evet askım ama yavas ol ılk bak ona gore dedı tamam canım dedım guzelde 1 2 defa agızna soktum cıkardım sulanmıs amını gordum ve 1 dakıka kadar surttum bütün gelen sularını gotune ve yarragıma sürdüm kafasını götüne yerlestırdım yavas yavas yuklenıyordum ve kasıyordu kendını aşkım sal kendını dedım salmıyor götünü sıkıyordu azmıstım ve giremıyordum fazla yuklenınce altımdan kaçtı istemıyorsan yapmayım dedım yok hayır aşkım ya yap lutfen dedı ve tekrar domaldı surtuyordum sadece ıyıce kalktı benım yarrak bır anda şaka yaptım gülüyordu o anda bütün gucumde agzını kapattım ve aynı anda kokune kadar gırmıstım bıraktım sesı solugu hıc cıkmıyordu ne oldu dıye baktıgımda golzerı kaymıstı bayılmıs olacakkı 10 20 sanıye sonra kednıne geldı ve cıkarmaya calısıyordu ve bagırmaya calısıyordu piç şerefsız ne yaptın oyle dıyordu susmazsan birde baban siker senı dedım sustu girdimiya hepsı dedı kökune kadar dedım güldü devam et biran once ikimizde bitelım mahvettın benı dedı ve sol elımle memesını oksarken sağ elımlede amına ufak ufak masaj yaıyordum kontrol artık ondaydın git gelı o yapıyordu böyle zevkliydide benı neden daha once sıkmedın dedı bende demekkı vaktı saatı varmıs dedım ıyı olmus artık sen benım sikicim oldun aradıgımda sıkmezsen karışmam dedım sen yeterkı ıste dedım hadı uste benım cıkayım dedı ve kalorıfere sırtımı verdım yarragımın ustune cıktı ve bu daha zormus askım dedı hoplamaya basladı arada duruyor ve dudaklarıma yapıyordu bende amını avuclarıma aldım gelen suyula ovusturuyordum aşkım ben gelıyom dedı kollarım güçlü oldugu ıcın gır gelı ben ellerımle ben yapıyordum cıglık attı ve bosaldı amından akan sular gotune gelıyordu ve bu benım bosalmamı kolaylaştırıyordu gelıyorum dedım dur dedı hemen ustunden kalktı ve hemen agzına aldı tadı guzelmıs dedı herkese iyi sikişler sonra annesı kılottakı beyaz lekeyı görünce sormus bılmıyorum dıyınce eren sikmiş senı dıye ısrar edınce anlatmıs bır arada benı sıksın demıs heyecanla cagıracagı gunu beklıyorum cananın kızlıgını nasıl aldıgımıda kısa bir süre sonra anlatacagım

Derya Ablamla İlk Sikişmemiz

Merhaba arkadaşlar, hikayem ablam Derya ve aramızda yaşananlarla ilgili. Ablamı sürekli arzu etmişimdir. Kendisi 29 yaşında, düzgün vücut ölçülerine sahip, dolgun kalçalı, sürekli dar elbiseler giyerek vücut hatlarını sergilemeyi ve dikkat çekmeyi seven birisi. Ablam evli olmasına rağmen aynı binada oturuyoruz. Eniştem memur olduğu için sabah 8'de işe gider, akşam 6'da eve gelir.

Bir gün odamda bilgisayarla uğraşırken dışardan sesler duydum. Pencereden baktım, bizim binanın yan tarafındaki inşaattaki işciler dikkatli bir şekilde bizim binanın bahçesine bakıyorlardı. Ne bakıyorlar diye kafamı aşağı eğdiğimde ablamı gördüm. Ablam halıları havalanması için bahçeye sermiş, elinde bir sopayla tozlarını çırpıyordu. Asıl önemli konu üzerine giydiği kıyafetlerdi. Altında siyah bir tayt, üstünde ise açık pembe bir badi vardı. Biraz dikkatli bakınca, taytın içinde külot, badinin içinde de sütyen olmadığı kolayca anlaşılıyordu. Ablamı öyle görünce bir anda sikim kalkmaya başladı. İnşaattaki işcilerin de dikkatli bakmalarının nedenini o zaman anladım. Bende işçiler gibi ablamı izlemeye başladım.

Ablam eğildikçe taytı yavaş yavaş kayıyor, o koca götünün çatalı gözüküyordu. Bu hali beni bile çileden çıkartmıştı, işçilerin izlemesine şaşırmamak lazım. Ablamın badisinden belli olan göğüs uçları, o halıya vurdukça sallanıyor, bu halleriyle tüm mahalleye sanki gelin beni sikin diyordu.

Bir ara ablam alnının terini silerken başını kaldırıp beni gördü ve bana gülümsedi, ben de ona el salladım. Ama dikkatimi çeken şey, ablamın beni gördükten sonra hareketlerinde daha rahat olmasıydı. Halılara vurdukça memelerinin tüm hatlarını yukarıdan görebiliyordum, aşağı eğilip kalktıkça da taytı biraz daha aşağı kayıyor, nerdeyse göt deliği gözükecek duruma geliyordu. Tabi ben de kudurmuştum bu manzara karşısında.

Biraz daha izledikten sonra, aşağıya yanına inmeye karar verdim. Yanına indiğimde yakından gördüğüm manzara karşısında zevkten kendimden geçtim. Ablamın o şahane götüne güneş vuruyordu ve taytın içindeki bütün saklı yerleri deşifre oluyordu, am göt resmen meydandaydı. Eminim ki inşaattan ablamı dikizleyen işciler benim yerimde olmak için her şeylerini verebilirdi. Yanına oturup, ablamın frikiklerini izlemeye başladım. O domaldıkça görünen o muhteşem götü ve dolgun dudaklı amına baktıkça kendimden geçtim. Yarağım zonkluyordu, nerdeyse donuma boşalmak üzereydim. Ablam bana havadan sudan sorular soruyordu, ben ise kısa cevaplar vererek, anın tadını çıkarmaya çalışıyordum.

Ablam bana"Belim açılmış mı?" dedi. Ben de manzarayı kaçırmamak için, "Yok!" dedim. Ablam "Yalancı, sanki götüme baktığını bilmiyorum!" dediğinde şok oldum. Ben de, "Sadece ben baksam iyi, arkandaki inşaata bir bak!" dedim. Ablam gülümseyerek ve hiç istifini bozmadan, "Biliyorum, ameleler de bakıyorlar, değil mi?" dediğinde, ben şok şok üstüne yaşıyordum. Ben sormadan ablam "Bu da benim fantazim! Nasıl sen ve ameleler beni izleyerek zevk alıyorsanız, ben de gösterdikçe zevk alıyorum!" dedi. Ben şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemez haldeydim ve susup kalmıştım. Ablam "Bırak orda öyle dikilmeyi da, gel yardım et, şu halıları içeri taşıyalım" dedi. Ablamla birlikte halıları topladık ve karşılıklı uçlarından tutarak içeriye taşımaya başladık. İşimiz bittiğinde ablam "Sen otur, ben bir duşa gireyim, her yerim toz oldu!" dedi. "Tamam!" dedim. Ablam banyoya girdi. Su sesini duyunca ben hemen ablamların yatak odasına girdim, yatağın üstünde beyaz bir tanga ve sütyen vardı. Demek ki ablam bunları çıkarıp aşağı inmişti. Hemen koklamaya ve sikimle oynamaya başladım. Nerdeyse boşalmak üzereydim, kendimi zor tutuyordum.

Su sesinin kesildiğini duyunca hemen salona geçtim. Ablam banyodan çıktı ve "Giyinip geliyorum'" dedi. "Ben de bir lavaboya gideyim!" dedim. Hemen tuvalete gidip 31 çekerek boşaldım. Boşalmak beni acayip rahatlatmıştı. Tuvaletten geldiğimde ablam üzerini giyinmişti, buna giyinmek denirse tabi. İnce gecelik tarzı beyaz bir elbise giymişti. Göğüsleri dim dikti, uçları ise nohut gibi belli oluyordu. Karşı koltukta oturuyordu, bacakları kaymak gibi gözüküyordu, bacak bacak üstüne atmış, nerdeyse külodundan amı gözükecekti.
Ben hemen söze girdim, "Ablacığım inşaat işcileri bugün seni hayal ederek iyi bir 31 çekerler!" dedim. O da gülümseyerek "Ya sen?" dedi. Ben ne diyeceğimi bilemediğimden sustum. Tekrar sordu, "Sen de 31 çekecekmisin beni hayal ederek?" dedi. "Yaa abla, ben de erkeğim, fazla üstüme gelme!" dedim. Ablam da, "İyi o zaman, kapatalım bu konuyu!" dedi. Aslında konunun kapanmasını istemiyordum, aksine ona yaklaşmak istiyordum, ama buna cesaretim yoktu. "Abla..." dedim. "Söyle canım?" dedi. "Bugün niye böyle birşey yaptın?" dedim. Ablam, "Ahh ahhh, yanıyorum, ondan!" deyince, ben "Neden ki…" dedim. “Ablacığım enişten işten geldiğinde yorgun oluyor, yemek yedi mi yatağa bile gitmeden kanapede uyuyup kalıyor, cinsel isteklerim doruğa çıktı, ayda bir kere ya yapıyoruz ya yapmıyoruz. Geceleri üzüntüden ağlamaktan uyuyamıyorum artık” dedi. Biraz sessizlikten sonra “Ben sana yardım edebilirim istersen” dedim. Ablam hınzırca gülümseyerek, "Beni istiyorsun yani, öyle mi?" dedi. Utana sıkıla, "Evet!" dedim. "Peki ele gidip rezil olmaktansa, birbirimizin ihtiyaçlarını gidermemiz daha iyi, ama bundan kimsenin haberi olmayacak, tamam mı ” dedi. "Söz!" dedim.

Ablam kalkıp yanıma geldi kanapeye oturur oturmaz hemen üstüne atladım ve deli gibi öpüşmeye başladık. Öpüşürken biryandan da ablamın geceliğe benzeyen elbisesini sıyırdım. Sonra sütyeninden kurtardığım göğüslerine yumuldum. Göğüsleri taş gibiydi, sanki hiç el değmemişti. Öyle bir yalıyordum ki göğüslerini, "Yavaş, kaçmıyorum ya!" diyordu. Ablamın de benim kadar zevk aldığı her halinden belliydi.

Göğüslerinden göbeğini yalayarak amına geldim. Külodunu çekip çıkardığımda, Ablamın kaymak gibi amı sulanmıştı, hemen yalamaya başladım. Ben amını yaladıkça ablam zevkten uçuyordu ve saçlarımı çekiştiriyor, başımı amına bastırıyordu. O halde yalayarak ablamı inleye inleye 2 kere orgazma ulaştırdım, fakat yarım saat boyunca amını yalamaktan dilim uyuşmuştu. Kalkıp soyundum ve yatağa sırtüstü yatttım. Yalama sırası ondaydı, sikimi ağzına alıp yalamaya başladı. Öyle bir iştahlı yalıyordu ki, dilini başında gezdirip beni kudurtuyor, değme orospulara taş çıkartıyordu. 5 dakika sonra dayanamadım ve böğürerek ağzına patladım. Ablam sanki damlasını ziyan etmek istemiyorcasına döllerimin hepsini yalayıp yuttu, sikimi temizledi.

Kalktım ikimize birer sigara yakıp geldim. Yatakta çırılçıplak uzanıp hem sigaralarımız içtik, hem biraz dinlendik. Sigaralarımız bittiğinde ablam elini taşaklarıma atıp, sıkıp okşamaya başladı. Yarrağım yeniden sertleşmişti. Ablam yarağımı biraz yalayıp, kazık gibi yapınca, bu sefer ablamdan domalmasını istedim. Ablam domaldığında o şahane amı götü karşımdaydı. Yarağımı arkadan amına sürterek fırçalamaya başladım. Başparmağımla da göt deliğine masaj yapıyordum. Ablamın amından akan sular neredeyse yere damlayacaktı. Yarrağımın başını am dudakları arasından sürterek amının deliğinde gezdirip geri çekiyordum. İnleyerek, "Sok artık!" diyordu.
Sert bir şekilde girdim amına ve kökledim. Ablam derin bir 'Ohhh' çekti. Çok dar bir amı vardı ve ateş gibi yanıyordu. Hiç durmadan deli gibi pompalamaya başladım. Ablam, "Ohhh, offf!" diye inliyor, ağlıyor gibi sesler sesler çıkarıyordu. Bir süre sonra kasılmaya başladı, "Daha hızlı, daha hızlı!" diye bağırıyordu. İyice hızlandım, çıkan 'Şlap şlap' sesleri eşliğinde ablam çığlıklar atarak boşaldı. Benim de halim kalmamıştı, sikimi amından çıkarıp beline boşaldım...

Biraz dinlendikten sonra Ablam “Hadi toparlanalım artık, enişten iki sate işten gelir” dedi. Duşa girip temizlendik ve üzerimizi giyindik. Ablamla ilişkimiz hala devam ediyor. Eniştemin beceriksizliği, iş düşkünlüğü bana yaradı. Hoş ben sikmeseydim ablam kendini başkalarına siktirecekti, duyulduğunda rezil olma durumu da vardı yani. Şimdi ikimizde çok mutluyuz. Bazı günler eniştem gider gitmez yanına gidiyorum ve öğleden sonra 4-5 e kadar sikişiyoruz ablamla.

17 Şubat 2015 Salı

Böylesine Sert Sikiş Olamaz

Yorum yazan ziyaretçiler sizlere güzel anlarımı anlatmadan önce peçetelerinizi yanınızda tutun. Ben de komşum Ayten’ i çay içmeye çağırdım . Can sıkıntım biraz lafla geçer düşüncesindeydim .Geldiğinde yüzünde gülücükler uçuşuyordu . Askılı , beli dar , geniş etekli , bahar renklerinden oluşan çok güzel bir elbise giymişti . Karşılıklı oturmuştuk hoş geldin faslından sonra . Televizyona yeni aldığım azda olsa erotik sayılabilecek bir aşk filmi koymuştum.Çay içerken seyrederiz diye.Filmin ilk anlarında başroldeki kız çıkınca sahneye Ayten Ne kadar güzel bir kız nereden buluyorlar bunları gibi laflar sarf etmişti .Bende senin ondan neyin eksik kızım diyerek ona hayranlığımı her fırsatta belli ettiğim gibi yine tekrarlamıştım .
Her kadının iltifattan inanılmaz hoşlandığı gibi hemen gülümsedi ayağa kalktı ve şımarık bir edayla iki elini göğüslerinin yanlarından beline doğru sanki okşayarak indirir gibi ay nerem güzel benim kız , dedi . Aaah ah dedim . ve devam ettim.Komşuların hatta benim adamın bile sana nasıl baktığını fark etmiyormusun kızım dedim İyice iltifatlar yağıyordu ya almıştı artık sazı eline o başlamıştı anlatmaya Abla yaa erkekler kadar inan kadınlarında beni sıkıştırdığı oluyor , ne yapacaklarsa bana kadın kadına anlamıyorum ama . Ben de duymuştum ya bunları üzerime bir titreme heyecan gelmişti az çok bilgimle Kızım erkeklerden hoşlanmayan kadınlarda vardır . Hem erkeklerle hem kadınlarla yatan kadınlarda vardır Kadınların okşamaları davranışları daha nazik ve bencil değildir yani , kendisi rahatlayınca bırakmaz çoğu erkek gibi karşısındaki kadınıda rahatlatır.
Hiç cevap vermemiş yüzü kızarmış bacaklarını kapatır açar gibi hareketler yapar olmuştu . Tv dede sevişme sahnesine yakın okşamalar vardı sanırım onun etkisi ile de olsa gerek koltuklarımızdan iyice süzülmüştük halıya doğru . Bu hareketlerle bacakları iyice açılmıştı benim de üstümde uzun eşofman vardı . Bacaklarına baktığımı anladı ve Ayten : Abla nasıl duruyorsun bu sıcakta uzun eşofmanla . Sibel : Bacaklarımda kıllar uzadıda ondan Ayten : Aman abla git rahat birşeyler giy de gel kız kıza nolacak sanki Geldiğimde bacaklarıma baktı ve elleri ile öylesine bir okşadı bacaklarımı fazla kıllı olmadığını söyledi . Bende hemen onunkileri okşamaya başladım bak seninkiler kaymak gibi ama dedim tabi sana erkekler kadar kadınlarda asılır dedim. Okşamayı biraz uzatım sanırım etkilenmişti.
Yukarılarını pek iyi yapamamışsın derken taa kilodunun yanlarına ulaşmıştım . Bu arada çok güzelsin derken sanırım buğulu bir ses çıkmış olmalıki ağzımdan Ayten Abla ağzının suları akti galiba Sibel : Kolaymı senin gibi bir kadın karşımda otursun , bacakları parlasın bembeyaz kilodu gözüksün , taş gibi kalçaları belli olsun,incecik beli koltukta kıvranıp dursun gelde sen tahrik olma gel de yalama bu bacakları bu amı Ateş gibi yanıyordum resmen sikmek sikişmek istiyordum Aytenle . Ayten : Seninde gögüslerin benimkilerden iri ve daha sert ama Sibel : İstersen elle Ayten : Kızmazmısın Sibel : Ne kızıcam yaa gel sık parçala Ayten : T – shirt ün üstünden olmaz ama Sibel : Gel çıkar o zaman Ayten : Ben de çıkarayım bari üzerimdekileri İşin başlayacağı belli olmuştu hemen kalkıp dış kapıyı kilitledim. Odaya döndüğümde çırılçıplaktı tabi bende hemen soyunmuştum .
Bir saattir beni delirten amına dayamıştım başımı dilimi sokup çıkartıyordum oda sallanıp kıvranıp duruyordu . Sık sık ablacım ablacım diyordu. Ben ise amına parmaklarımı sokup çıkarırken kaltak , orospu , sikişken fahişe diye hitap ediyordum . Elime ilk geçirdiğim saç fırçam olmuştu . Onun kaygan vernikli sapını zaten kaygan olan sevgilimin amına sokmama hiç zor olmamıştı .
Çok zevk almasını istiyordum daha sonraları yine istemesi için . Sanırım daha çok isteyecek gibi duruyordu çünkü delirmiş gibi uzun sarı saçlarını sağa sola sallıyordu Çok geçmeden bacaklarını kasmaya parmaklarımı içinde sıkıştırmaya titremeye başladığında aynen benim gibi boşaldığını hissettim. Sıra benim boşalmama gelmişti Bu sefer ben bacaklarımı koltuğun kenarlarına dayayarak havaya diktim . Kabak gibi amım dururken gögülerimi emmeye başlamıştı . Bu daha da güzel bir şeydi. Kocam gibi canımı yakmıyordu oradan aşgılara indi ve amımı parmaklamaya başladı bir yandan da göbeğimi yalıyordu. Amıma indiğinde ise zevkten kuduruyordum ve çoktan boşalmıştım . Şimdi arkadaşımı daha çok görür oldum ve yalnızken hep birbirimize sevgilim diye hitap ediyoruz.